Publications


Meltem Arikan, Memet Ali Alabora, Pinar Öğün – "Biz seyircinin seçimlerinin tahmininden çok daha etkili olduğunu görmesini istiyoruz. Biz onları kendilerinden başka kurtarıcı olmadığına ve hepimizin teker teker sorumluluklarımızı alma vaktinin geldiğine aymaya çağırıyoruz."

Meltem Arıkan, üretken bir oyun yazarı ve internet aktivisti. Geçen sene ilk röportajımızı onunla yapma keyfini yaşamıştık. O röportajımızda kişileri, aileleri ve insanlar üzerinden toplumun yeniden tasarlanması açısından dijital özgürlüğün önemini, avant-garde fikirleri ve analizleriyle bizimle paylaşmıştı. Meltem, teknolojik ve provakatif oyunu Mi Minör ile tekrar bizimle. Mi Minör’ün, dijital teknolojiyi sosyal medyayla tam entegre ederek, dijital ve fiziksel seyirci ile ve de oyuncuların sürekli hem tiyatronun içinde hem de sosyal platformda karşılıklı etkileşimde olmasıyla, tiyatro tarihinde bir ilk olarak hatırlanacağı kesin. Arap Baharı devriminde kökleşmiş diktatörlükleri yerinden oynatan sürece yardımcı olanlarınkine benzer, kişilik pekiştiren bir bilgi/haber paylaşım döngüsünün gücünü deneyimlemeye hazır olun.

Meltem’e bu röportajında Mi Minör’de hem aktör hem de yönetmen olan Memet Ali Alabora ve oyuncu Pınar Öğün eşlik ediyor. (Biyografileri röportajın sonunda bulunmaktadır.)

Keyifli okumalar.

Meltem Arikan

   

– Röportaj Mehdi
- Yayınlanma tarihi 19-11-2012

Meltem, geçen seneki röportajımızdan beri neler yaptın anlatır mısın?

Meltem Arikan: Çoğunlukla Mi Minör oyunu ve yazmakta olduğum son romanım Erospa üstünde çalıştım.

Roman hakkında birkaç kelime alabilir miyiz?

Meltem: Bu roman önceki romanlarımdan epey farklı. Bu romanım fantastik bir roman ve kahramanım da bir kadın hacher.

Mi Minör’ün hikayesi neyle ilgili? Ve esas karakterler kimler?

Meltem: Mi Minör “Kendine Özgür Ülke Pinima“da geçen bir oyundur. Oyun alanına girdiğiniz anda Pinima’ya girmiş olursunuz. Pinima herşeye Başkanın karar verdiği, demokrasiyle yönetilen bir ülkedir. Yakışıklı, akıllı ve gece gündüz uykusuz kalarak halkı için neyin doğru neyin yanlış olduğunu düşünen Başkan, seçimlere katılacak iki partinin de Başkan adayıdır. Piyanosunun tiz sesleri yasaklanan Piyanist, ona eşlik eden müzisyen ve seyirciler gösteri sırasında bambaşka bir deneyim yaşamanızı sağlayabilir. Piyanist ve ekibi sosyal medyayı kullanarak ülkede yaşananları tüm dünyaya canlı olarak duyuracaklar. Mi Minör sadece oyunun oynandığı alanda değil, dijital medya üzerinden dünyanın her yerinden canlı olarak takip edilebilir. Dijital seyirciler de isterlerse sosyal medya aracılığı ile oyuna katılabilir ya da sadece olanları seyretmeyi tercih edebilir. Memet Ali yakışıklı Başkan’ı, Pınar ise sokak piyanistini oynuyor.

Mi Minor poster

Despot Başkan vs. Özgür ruhlu Piyanist: Bu sefer söz SİZİN!

Bu oyunu yazarken sana ne ilham verdi?

Meltem: Senin de bildiğin gibi, son iki yıldır sosyal medyaya çok dahil ettim kendimi... ve zannedersem bu sayede dünyanın her yerinden Twitter ve Facebook üzerinden şahit olduğum olaylar bana bu oyunu yaratmam için ilham verdi.

Peki. Bize oyunun dijital yönünü biraz daha anlatabilir misin?

Memet Ali Alabora: Peki. Bize oyunun dijital yönünü biraz daha anlatabilir misin?

Piyanist ve onun ekibine katılan dünyanın 10 farklı ülkesinden dijital oyuncularımız mevcut. Onlar piyanist ve ekibinin Pinima’da yaşanan olaylar hakkında yazdıklarını ve söylediklerini dünyaya duyurmaya ve yaymaya yardımcı olacaklar. Dijital dünya piyanist, ekibi ve onlara katılıp Pinima hükümetinin şeker kaplı baskılarına karşı çıkan dijital seyirci için bir ortam olacak. Biz dünyanın her yerinden bize katılan dijital oyuncuları ve dijital seyircileri düşünce ve düşündüğünü söyleme özgürlüğüne destek vermeye sadece Pinima için değil, tüm dünya için davet ediyoruz.

Mükemmel. Bize şeker kaplı ne demek açıklayabilir misin?

Memet Ali: Eğer her şeyin mükemmel gözüktüğü Pinima.miminor.net adresini ziyaret ederseniz daha iyi anlayabilirsiniz. Pinima ve onun Başkan’ı demokrasiyi ellerine geçen her fırsatta yücelterek tanıtmaktadır. Pinima, kadın-erkek eşitliği olmamasından dolayı gurur duymaktadır. Çünkü Pinima’da tüm erkekler kendi aralarında ve tüm kadınlar kendi aralarında eşittirler. Başkan onayladığı takdirde Pinima’da her şey serbesttir. Pinima’da düşünce özgürlüğü satın alabilirsiniz. Yani serbestçe düşünebilirsiniz ama düşünce özgürlüğü henüz satışa çıkmadı.

Peki, teşekkürler. Eğer oyun bu kadar interaktif ise ve seyircinin katılımı ve de etkileşimine bağlıysa, sizce bu her seferinde sonucun farklı olacağı anlamına mı geliyor?

Memet Ali: Kesinlikle evet. Mi Minör öyle bir oyun ki her etapta seyirciyi seçim yapmaya davet ediyor.

Bu oyuncuların üstüne çok fazla baskı koymuş olmuyor mu, onlar her defasında kendilerini seyircinin tepkilerine adapte edip doğaçlama yapmak zorunda kalmayacaklar mı?

Memet Ali: Bu bahsettiğin provalar sürecinde üstesinden gelmeye çalıştığımız en büyük zorluk oldu. Provalara her defasında yeni bir konuk izleyici geldiğinde, biz de yeni bir şeyler keşfettik. Kesinlikle tipik bir prova süreci olmadı. Her oyuncu, seyirci tarafından kendi görünürlüğünü ve statüsünü keşfetmek mecburiyetinde kaldı. Hala birçok reaksiyonu ilk ön gösterime kadar tahmin etmek mecburiyetindeyiz. Prömiyerden iki hafta önce bir seyircili ön gösterim yapmayı planlıyoruz ki bu sayede oyunda neler çalışıyor ya da çalışmıyor anlayabilelim. Mi Minör’ün oyuncuları, sadece rollerini oynamaya yönelik değil, gerçek anlamıyla oyun oynamaya yönelik hazırlandılar. Her gösteride oyunu tekrar kuracağız.

Pinar Öğün: Mi Minör’de seyirci aynı zamanda oyuncu. Aslında seyirci kendisini tahmin ettiğinden daha çok oyunun içinde bulacak. Benim oynadığım karakter müzik ve dansı kullanarak baskıya karşı baş kaldırıyor. Çünkü kendisini ifade ettiği piyanosu elinden alınınca, çok öfkeleniyor. Bu sebeple de dikkat çekmeye çalışarak ifade özgürlüğü için mücadele ediyor.

Mi Minor rehearsal

Oyunu metninden ne kadar uzaklaşmasına izin veriyorsunuz, ve oyun sürecinde ne gibi kontrolleriniz mevcut?

Memet Ali: Söylediğim gibi, oyunun çok fazla katmanı var. Metin en önemli olanı. Seyircinin izlemeyi öngördüğü gösteri bazı ufak değişiklikleri olsa dahi metinle birebir diyebiliriz. Ancak, piyanist ve ekibinin oynayacağı, insanları davet ettikleri oyun her performansta değişecek. Ancak tüm oyunlarda, hem aktörler hem de gelen seyirciler için değişmez bazı kesin kurallar var, bunlar da oyun öncesi seyirciyle paylaşılacak.

Tamam, bu çok açık, teşekkürler. Orduya göre gelecekte olacak savaşlar hem savaş alanında hem de siber alanda idare edilecekmiş. İnternetin geniş alana yayılan kullanılırlığı düşünüldüğünde (dünyada iki milyardan fazla kişi) sizce gelecekteki bütün devrimlerin de bu yönde dijital bir boyutu olacak mı? Bu sizce güçlü bir demokratik avantaj mıdır?

Meltem: Bizler analog dünyadan dijital dünyaya geçiş sürecindeyiz. Analog dünya ataerkil sistemle tanımlanmıştı. Dijital dünya ataerkil sistemi yok edecek ve yeni bir sistem geliştirecektir. Geçen yüzyıldan beri ataerkil sistem, demokrasi adı altında bir oyun kurmuş ve analog dünyanın devam etmesi için bu oyunu kullanmıştır. Ancak, artık anlaşıldı ki demokrasi büyük bir yalandır ve insanlar politik, ekonomik ve sosyal çözümler kullanan yeni platformlar ihtiyacında.

Mi Minor rehearsals

İngiliz polisleri, Londra’daki Ekvador Büyükelçiliğinin etrafını sarmış ve istila etme tehditleri yapmıştı. Julian Assange da demişti ki onların içeri girmesini ve onu yakalamalarını tek durduran şey, dışarda Wikileaks taraftarlarının olan olayları herkesin görmesi için canlı yayın yapıyor olmalarıydı. Sizin oyunda da oyuncular bu dijital ‘sahip çıkanlar’ ve kişisel haberci rolünü de mi oynayacaklar bir anlamda?

Memet Ali: Bizim oyunda iki adet oyuncu ekibi var. Birinci ekip Pinima ülkesinin mutlu ahalisi, ikincisi ise Piyanist, müzisyenler ve onlara katılan ergenlerden oluşuyor. Piyanist ve ekibi bahsettiğin dijital ‘sahip çıkanlar’ ve kişisel haberci diye tanımlayacağımız ekip oluyor ve onlar seyirciler arasından insanları da aralarına almaya çalışıyorlar.

Meltem: Senin de bildiğin gibi ben Wikileaks’i ve Assange’ı destekliyorum ve onun söylediklerine katılıyorum. Kutsal aile adı altında nasıl ki ensest ve taciz bir sır olarak saklanıyorsa, hükümetler de aynı şiddeti uygulayarak halkı sansürlüyorlar. Kutsal medya adı altında kendi medyalarını kullanarak gerçeklerin üstünü örtüyorlar. Bu sebeple, insanların düşüncelerini özgürce ifade edebildikleri sosyal medyanın önemine inanıyorum.

Türkiye’deki internet altyapısı böyle bir olayı kolayca duyurmanıza izin veriyor mu peki?

Pinar: Henüz bilmiyoruz, göreceğiz. (gülümser)

Peki, bol şans! Nerede ve ne zaman prömiyer yapıyorsunuz?

Pinar: Prömiyerimiz İstanbul/ Maçka’daki KüçükÇiftlik Park’ta 1 Aralık 2012’de gerçekleşecek. Burası bir konser alanı ve bu alana daha yeni kocaman bir çadır kuruldu. Diğer gösterimler ise 2, 5, 9, 13, 20, 26 ve 27 Aralık’ta gerçekleşecek.

Finansal destek aldınız mı, kamu fonu ya da özel fonlar?

Pinar: Henüz değil, hala bunun üzerine çalışmalarımız devam ediyor. Buna ihtiyacımız var, tabii ki. Bize destek vermek isteyenler için sponsor kılavuzumuz var miminor.net adresinde.

Mi Minör ve Pinima isimlerinin kökeni nedir? Pinima’da anladığım kadarıyla matematik sayısı Pi’den esinlenilmişe benziyor, bunun bir sebebi var mı?

Meltem: Doğru, Pinima’da pi sayısından esinlenildi, çünkü Pi mutlak bir sayıdır ve demokrasi kelimesinin aksine içini boşaltamazsınız. Mi Minör’ü ise bildiğimiz müzik terimi anlamıyla kullandım çünkü benim için Mi sesi kadın sesini ve isyanın sesini temsil ediyor.

Pinnish president receives award

Pinimalı Başkan, Memet Ali Alabora canlandırıyor, CONOVER ödülü alırken.

Pinima’yı yaratırken hangi ülkelerden esinlendiniz?

Meltem: Ben sadece bir ülkeden değil, bütün dünyayı yöneten ataerkil sistemden esinlendim. Özgürlük kelimesi bütün dünyada problematik bir konu, Doğu’da, Batı’da, Güney’de, Kuzey’de, çünkü biz hepimiz biriz ve hepimiz dijital dünyaya geçiş sürecini yaşıyoruz. Batı’da insanlar tıpkı Doğu’dakiler gibi analog dünyanın aynı özelliklerinde ve enstitülerindeki koşullarda yaşıyorlar. Tek fark Batı teknolojik perspektiften dijital dünyaya geçişe evet diyor ancak bu geçişin sosyolojik, psikolojik ve felsefi perspektifine hayır diyor. Ben Mi Minör’ün metnini dünyanın çeşitli ülkelerinden insanlarla paylaştığımda onlar çok benzer cevaplar verdiler, “Ben bu ülkede yaşıyorum” ya da, “Sen benim yaşadığım ülkenin koşullarını yazmışsın.”
Bütün ülkeler arasında çok büyük farklılıklar olduğu iddia edilse de aslında bütün dünya ataerkil sistemin aynı korkutma ve sansür teknikleri ile yönetiliyor.

Türkiye’de tiyatronun durumu nedir? Memet Ali, sen bana bir kaç ay önce tiyatroların kapatıldığından bahsetmiştin...

Memet Ali: 2012’nin Nisan ayında kamu finansmanıyla desteklenen tiyatrolar hakkında bir tartışma başlamıştı. Hükümet bunların kapatılacağını duyurmuştu. Sanatçılar ve seyirciler tarafından yapılan birkaç eylemden sonra hükümet bunların tamamen yok edilmesinin mümkün olmadığını anladı. Fakat, şimdi yeni kararlar verildi ve kamu finansmanı ile destek alan tiyatrolar bir geçiş sürecine girdi. Türkiye gün be gün daha konservatif bir hale dönüşüyor. Ve kamu finansmanı ile desteklenen tiyatrolar da bu dönüşümün bir parçası haline getirilmeye çalışılıyor. Konservatif sanatçı diye bir konsept tartışmaya açıldı. Görünüşe göre tiyatrolar konservatif bir zihniyetin altına sokulmaya çalışılıyor.

Bir ülkenin kültürel alanlarını kapatmaya yönelik tutumunun artması şaşırtıcı. Sence bu yeni liberal politika kısa zamanda para getirmeyen her şeyi kapatma isteği sebebiyle mi oluyor? Bu Türkiye’de yeni bir trend mi?

Memet Ali: Yeni liberal politikadan kaynaklı bazı durumlar var, ama bu onlardan biri değil. Bu tamamen ülkenin konservatif dönüşümünden kaynaklanıyor. Kamu finansmanıyla desteklenen tiyatrolar, hükümet tarafından onlara ait olarak görülüyor ve tartışmalı işlerin sahnelenmesini istemiyorlar.

Sen bu oyundan seyircinin ne öğrenmesini istiyorsun?

Memet Ali: Biz seyircinin seçimlerinin, tahmininden çok daha etkili olduğunu görmesini istiyoruz. Biz onları kendilerinden başka kurtarıcı olmadığına ve hepimizin teker teker sorumluluklarımızı alma vaktinin geldiğine aymaya çağırıyoruz.

Eklemek istediğiniz özel yorumlarınız, oyun ve dijital özgürlükle ilgili söylemek istedikleriniz var mı? Eğer her biriniz düşüncelerini ve duygularını burada paylaşırsa çok güzel olur.

Meltem: Dijital özgürlükle beraber, düşünme ve düşündüğünü söyleme özgürlüğü, analog dünyadan dijital dünyaya geçiş sürecinde çok önemli. Teknolojik gelişimin bir sonucu olarak dijital dünya, iletişim anlamında çok sayıda imkanlar sunarak, ağ oluşturma, bilgi ve data paylaşımı alanında büyüdü. Bu gelişim spontane bir şekilde ataerkil sistemi sarsacak bir seviyeye ulaştı. Basının aksine ve basından farklı olarak, sosyal medya bireylere, bilgiye ve habere ulaşmak için alternatif kaynaklar sundu. Bu demektir ki şimdi ataerkil sistem, kontrolü sansür, filtreleme ve yasaklarla ele almak istiyor. Bu sebeple dijital özgürlük, düşünme ve düşündüğünü söyleme özgürlüğü adına hayati önem taşımaktadır. Dijital dünyanın bütün olanaklarını kullanarak, Mi Minör analog dünyadan dijital dünyaya geçişin ancak ataerkil sistemin yıkılmasıyla gerçekleşebileceğini gösteriyor. Ben bu röportaj üstünden bizi sosyal medyada destekleyen, fikirlerini paylaşan ve oyunda dijital aktör olmayı kabul eden herkese teşekkür etmek istiyorum. Onlar olmasaydı Mi Minör bu şekle giremezdi.

Memet Ali: Biz inanıyoruz ki, analog dünyadan dijital dünyaya geçiş sürecindeyiz. Bu geçiş süreci ancak dijital özgürlükle temellerini atacaktır. İnanıyorum ki dijital özgürlük bize otoriteler tarafından verilmeyecek tam tersi insanların kendi elleriyle sahip çıkacağı bir şeydir. Bugün görünen odur ki, otoriteler dijital özgürlüğü bastırmak için ne yaparlarsa yapsınlar, insanlar bir şekilde ayaklanıyor ve sahip çıkıyorlar. Baskılar her gün artıyor ve tek ilaç, insanların bunun farkına varması ve karşı duruş göstermesidir. Yani seçim bizim, biz, bize dijital dünyada sunulanları kabul mü edeceğiz yoksa özgür kalmak için yeni yollar ve araçlar mı arayacağız? İşte bizim de oyunda seyirci üstünden yapmaya çalıştığımız tam olarak bu.

The Pianist

Pinar: Meltem’in de dediği gibi, dünyanın her yerinde insanlar analog dünyadan dijital dünyaya geçiş sürecinde. Binlerce yıldır insanlar ataerkil sistemin baskıcı yönetimiyle korkutulmuş durumdalar. Bugünse, basın üstünden bu yansıtma devam etmekte ve insanlar üstündeki etkisi de giderek artmakta, çünkü ataerkil sistem gücünü ve varlığını kaybetmek istememektedir. Şimdi artık düşünme ve düşündüğünü söyleme özgürlüğü talep etme zamanıdır ve basının bizim üstümüzdeki yanıltıcılığını ve korku projeksiyonunu farketme zamanımız gelmiştir. Şimdi artık herkesin tek tek, serbestçe bilgiye ulaşma ve paylaşma adına, kendilerini dijital alanda özgürce ifade etmelerine yönelik sansüre karşı mücadele etme zamanıdır. Ve galiba Mi Minör’deki en önemli söz şudur:

"Suçluyum! Gerçeklerden kaçmanın acılardan kaçmak olduğunu biliyorum. İtiraf ediyorum! Tüm kaçışlar korkuyla üretilir ve korkaklar tarafından beslenir. Ben korkutulmayı kabul etmiyorum. "

Bir kadın oyuncu olarak, seyirciye ve aktörlere kendilerine kalabalıklarda bakmaları için ayna veren bu oyunda oynama şansım olduğu için kendimi ayrıcalıklı hissediyorum.

(Röportajın sonu)

Mi Minör'ün websayfalarını ziyaret edebilirsiniz:
http://miminor.net/en
http://pinima.miminor.net/en
twitter.com/miminor1
twitter.com/miminorpianist
twitter.com/Demokrasisi
twitter.com/miminortech

Biyografiler:

Meltem Arıkan | Yazar
Ve…Veya…Belki (1999), Evet…Ama…Sanki (2000), Kadın Bedenini Soyarsa (2002), Yeter Tenimi Acıtmayın (2003), Zaten Yoksunuz (2005), Umut Lanettir (2006), Özlemin Beni Savuran (2009) adlı romanları ve Beden Biliyor (2008) adlı araştırma kitabı yayımlanmıştır. Yasaklanan Yeter Tenimi Acıtmayın romanı, Yayıncılar Birliği 2004 Düşünce ve İfade Özgürlüğü ödülüne layık görülmüştür. 2007′den beri Kazete adlı kadın gazetesinde köşe yazıları yazan Arıkan aynı yıl ‘Oyunu Bozuyorum’ adlı tiyatro metnini yazdı ve 2007-2008 sezonunda İstanbul’da sahnelendi. 2009 Linz Avrupa Kültür Başkenti kapsamında oynayan ‘Paralel’ adlı oyunun da metnini yazan Arıkan’ın, 2011 yılından beri, yurtdışındaki web sitelerinde dijital dünya, kadın ve çocuk tacizi konularında düzenli olarak makaleleri yayınlanmaktadır. 2012 yılının sonunda yeni romanı ‘Erospa’ yayımlanacaktır.

Meltem hakkında daha fazlası için:

- Meltem'in websayfası
- Meltem'in Twitter hesabı

Meltem Arikan

Pinar Öğün
1984’de Ankara’da doğdu. 2006’da Bilkent Üniversitesi ve 2008’de LAMDA’da oyunculuk eğitimini tamamladıktan Londra’da Live Art çalışmaları yaptı ve LBT tiyatrosunda ‘Final’ adlı sıra dışı gösteride kendi kurguladığı performansları sergiledi. King’s Head Theatre’da ‘Çöle Dönüş’, Courtyard Theatre’da ‘Sözü Kim Taşıyacak?’, Shoreditch Kilisesi’nde ‘Pentecost’ oyunlarında oynadı. ‘Eğreti Gelin’, ‘Ayna’, ‘Hırs’ ve son olarak John Crowley yönetmenliğinde ‘Closed’ isimli filmlerde oynamış ve ‘Türkan’ adlı dizide Türkan Saylan’ı canlandırmıştır.

Pınar hakkında daha fazlası için:
- Pınar'ın websayfası
- Pınar'ın vimeo hesabı
- Pınar'ın Twitter hesabı

Pinar Ogun

Memet Ali Alabora | Yönetmen
1977 de İstanbul’da doğdu. 1999 yılında İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü’nü bitirdi. Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi’nde Yüksek Lisans yaptı. 1997 yılından beri profesyonel olarak oyunculuk yapan Memet Ali bir çok tiyatro, sinema ve televizyon yapımında rol aldı. Bir süre Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde öğretim üyesi olarak görev yaptı. 2010 Mayısı’na kadar yöneticilerinden biri olarak çalıştığı Garajistanbul’un kurucularındandır. Memet Ali Oyuncular Sendikası’nın Genel Başkanı’dır. Mi Minör ilk yönetmenlik deneyimidir.

Memet Ali hakkında daha fazlası için:

- Memet Ali'nin web sayfası
- Memet Ali'nin Twitter Hesabı

Memet Ali Alabora

 

Twitter’da Liberté-info ‘yu takip edin

Did you like this interview? We are a small group of volunteers creating content and updating news on this site. We need more volunteers to help promote and defend digital democracy and whistleblowers. Help us move to the next level! Get involved in a critical issue for the future of democracy! Join us!

Also, please consider supporting us through a bitcoin donation: 1Pn8DSto8ey294p11swNiboRDwzwXh41cR

Creative Commons License
This work by Association Liberté-info is licensed under a Creative Commons Attribution-NonCommercial-ShareAlike 3.0 Unported License

Liberte-info.net Qui sommes-nous Nos campagnes Questions Nous aidez Contactez nous Oour publications